Bir Maçtan Öte

Hatırarla ilgili ilginçliklerden biri zaman içinde bu hatıraların yerini sadece belirli başlı görüntülerin alması. Futbolla ilgili akılda kalanların çoğunu da bu hatıralar oluşturuyor. 1998 senesinin Haziran’ında İran ile ABD karşı karşıya geldiğinde maçla ilgili aklımda kalan tek şey İran’ın attığı ikinci goldü. Sanırım aşırtma bir vuruştu ya da ben öyle hatırlıyorum. Özellikle açıp golü izlemedim, belki bu satırları yazdıktan sonra açıp izleyebilirim. Fakat golü attıktan sonra Mahdavikia ‘nın sevinç gösterisi aklımda hala tüm tazeliğiyle duruyor. Belki bunun esas sebebi bu maçın esas yönünün sahanın dışıyla ilgili olmasıydı.

Maç güvenliği için onlarca silahlı polis görev yapmıştı. Bu Dünya Kupası tarihinde rastlanılmış bir durum değildi. Bir diğer konu maçtan önce Fransız televizyonlarında gösterilen Not Without My Daughter gösterilmesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan tartışmaları içeriyordu. Filmde Amerikan vatandaşı bir kadının kızı ile birlikte İran’dan kaçışı konu ediliyordu. Genel olarak İran hükümetini ve rejimini eleştiren bu filmin yayınlanması sonucu İran hükümeti en üst düzeyden karşılık vermiş bunun yanlı ve kasıtlı bir tavır olduğu ve İran’ın kupadan çekilebileceği ifade ediliyordu. Amerikan tarafı ise olayı özellikle siyasi zemin üzerinden ele almamayı tercih ediyor, oluşabilecek gerilimlerin ve gittikçe kötüleşen Amerikan imajının korunması için çabalıyordu. Nitekim maçın olduğu dönemde birçok ülkede Amerika karşısında İran destekleniyor ve kazanması isteniyordu. Maçın başında hakem oyuncuları bir araya getirdi karşılıklı hediyeleşmeler oldu.

Nihayetinde İran maçı kazanmıştı. Bir galibiyet almıştı ama galibiyetten öteydi bu. Binlerce İranlı taraftar Tahran sokaklarına dökülürken daha sonrasında ise Mahdavikia ‘nın askerlikten muaf olduğuna dair haberleri okuduk. Ayetullah Ali Hamaney’in açıklaması ise karşılaşmanın İran için ne ifade ettiğini anlatıyordu: 

“Bu eşsiz mücadele, devrim boyunca İran ulusunun “Büyük Şeytan”la (ABD) olan mücadelesinin ürünüdür. Bu zaferle oyuncularımız milletimize büyük şan bahşetti.”

O dönem ABD milli takımı teknik direktörü olan Steve Sampson, İspanyol televizyonuna konuşurken maçla ilgili çok düşündüğünü 1998 Dünya Kupası’nda FIFA’nın ve organizasyon komitesinin çağrısı üzerine tansiyonu düşürmek için girişimlerde bulunduklarını fakat bunun yanlış olduğunu anladığını belirtti.  Sampson İran’ın maçı bir maçtan fazlası olarak gördüğünü ve o zaman kendilerinin de bunları yapması gerektiğini ifade etti.

Dün oynan maç öncesinde de benzer gerilimler yaşandı. Amerikan Futbol Federasyonunun paylaşımında bayrakta İran İslam Cumhuriyeti ibaresini kullanmaması tartışmalara yol açarken Teknik direktörler açıklamalarda tansiyonu düşürecek şeyler söylemeyi tercih ettiler.[1] Maç başladığında ise genç Amerikan takımının daha istekli olduğu ve rakip alanda oynamaya çalıştığını gördük. Bu duruma İran’a beraberliğin yetmesinin getirdiği bir geride durma refleksi de olabilir, fakat ilk yarının sonuna doğru kalelerinde golü görmeye engel olamadılar.Maçın sonunda doğru ortaya koydukları çaba ise  gol atmalarına yetmedi ve 22 yıl sonra rövanşı kaybetmiş oldular.bu bir maçtan fazlasını içeren bir kayıp mı onlar için, bunu zaman gösterecek

Senegal –Ekvator maçında ise tam bir tarafsızlık hissi içindeydim. Bu sebeple ortaya çıkacak tüm sonuçlar beraberinde üzüntüyü getirecekti. Senegal istekli oyunuyla öne geçmiş beraberlik golünü yese de hemen karşılık vererek turu geçen taraf olmuştu. Diğer yandan Hollanda ev sahibi Katar’ı 2-0 mağlup etti. Senegal İngiltere ile çeyrek finale kalmak için oynayacak. Hollanda ile oynadığı maçın sonlarına doğru kaleci hatasıyla o golleri yemeseydi belki lider olarak Amerika ile oynayacaktı.


[1] Turnuva başında ranlı forvet Mehdi Taremi’ye Mahsa Emini’nin polis gözetimindeyken hayatını kaybetmesini protesto edenlere bir mesaj verip vermeyeceği sorusundan rahatsız olan Queiroz, “Siyasi sorular sormaya devam etmek adil mi? Bu basın özgürlüğüdür, cevap vermemek ve konumumuza saygı duyulmasını beklemek bizim hakkımızdır” diye konuşmuştu. BBC İran muhabiri Shaimaa Khalil’in ‘siyasi soru’ sorduğunu düşnen Queiroz, “Neden Gareth Southgate’e ‘Afganistan’ı ve tüm kadınları yalnız bırakan İngiltere ve ABD hakkında ne düşünüyorsun’ diye sormuyorsunuz?” diyerek yanıt verdi.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir