Yürüyen bir adamın görüntüsüyle başlıyor belleğimdeki yürüyüşüm.Bu yürüyen adam ilk adımlarını atan küçük bir adam .Benden kaçmak istercesine küçük adımlarla hızlanıyor önümden düşüyor kalkıyor düşüyor ve kalkıyor. Ben durunca…
İçeriği OkuKendinizden biraz bahseder misiniz? Yazarlık yolculuğunuzu şekillendiren temel deneyimler nelerdir? Ben Tuğba Kadakoğlu. İstanbul’da yaşıyorum. Lisans eğitimimi felsefe bölümünde, yüksek lisansımı ise Yönetim Ekonomisi alanında tamamladım. Yaklaşık 20 yıldır…
İçeriği OkuHakîm Senâî’nin Seyrü’l-ibâd anlatısında dört unsurla çizilen “cehennem”, dışarıda bir azap mekânı olmaktan çok, insanın iç dünyasına tutulmuş sert bir projektör gibidir. Metin, ruhun yolculuğunu yeraltının karanlığından değil, insan…
İçeriği OkuRicardo Piglia’nın Yok Şehir’i, yalnızca anlatının bastırılmasıyla ilgili bir roman değildir; anlatının yeniden yazılma imkânının kimin elinde olduğuna dair bir iktidar eleştirisidir. Bu yönüyle roman, Orwell’in 1984’ünü çağrıştırır; ancak…
İçeriği OkuFlow, suyun içgüdüsel akışkanlığını yalnızlığın kırılgan yüzeyiyle birleştirirken, görünürde sade bir hayatta kalma öyküsünün altında bir rüya gerçekliği inşa eden bir film. İnsan olmayan ama izlerini gördüğümüz belki bir…
İçeriği OkuFigen Koşar’ın Yolcu romanı, bir aşkın acılar ve ayrılıklar içinden geçerek kendini bulma yolculuğunu anlatıyor. Bu yönüyle Mantıku’t-Tayr’ı hatırlatıyor; o muazzam esere sürekli başvuruyor. Farklı coğrafyalarda yaşayan insanların hikâyeleri,…
İçeriği OkuHow did your relationship with writing and thinking begin? I started writing very young and soon began a degree in Philosophy. Although my first published books were collections of…
İçeriği OkuJuan Jacinto Muñoz Rengel’in Hastalık Hastası Kiralık Katil adlı romanı, kara mizah aracılığıyla modern bireyin korkularla örülmüş dünyasına ayna tutmaktadır. Eserin başkahramanı Bay Y., mesleği gereği insan öldürmekle…
İçeriği OkuGazze’de bir duvarda şöyle yazıyordu “Rüzgâra söyle, dilediği gibi essin; artık korktuğumuz bir gemimiz yok.” Biraz araştırınca bu alıntının bir beyitten, Büyük şairlerden Mütenebbî’nin (915–965) "Rüzgâra söyle nasıl isterse…
İçeriği OkuFutbol için önemsiz şeylerin en önemlisi demişti Kloop. Belki de öyle değildir, belki de o kadar önemsiz ve basit değildir futbol en azından futbolun asla sadece futbol olmadığını düşünürsek.…
İçeriği OkuBazı kelimeler, zamanla kavramlarla birlikte görünürlüğünü yitirir. Oysa bu kelimeler, kökenleri ve ilk anlamlarıyla ilişkili oldukları olgularla epistemolojik açıdan iç içedir. Onları kök anlamlarıyla kullanmak, hem dilin tarihsel…
İçeriği OkuSon dönemin öne çıkanlarından biri girişimcilik değil, girişimciliğin oynanması. Bu bir meslek değil artık, bu bir gösteri. Pitch dediğin şey bir tür stand-up; iyi bir espri, geçmişten acıklı bir…
İçeriği Oku