974, Parçalar ve Ronaldo

974 stadyumu (eski adıyla Ras Abu Aboud Stadyumu) Katar’ın denizcilik tarihini yansıtan nakliye konteynırları ve modüler çelik çerçeveler kullanılarak inşa edilmiş. Malzemelerin çoğunu aynı zamanda bu konteynırlarla taşındığı söyleniyor.  Neredeyse tamamen portatif olan dünyanın tek stadyumu. Modern soğutma sistemleri tüm statlarda kullanılırken bu stat modüler yapısı ve dizaynı ile ve deniz kenarında olduğu için klimalara ihtiyaç duyulmamış.

Tam 974 nakliye konteynırı kullanılarak inşa edilen stadın ismi Katar’ın uluslararası telefon kodundan geliyor, oldukça yaratıcı! bir yaklaşımla inşa edilen stadın alameti farikası adeta bir puzzle gibi sökülüp takılabilmesi. Nakliye konteynırlarında koltuklar, tuvaletler ve stadyumun birçok bileşeni sökülerek taşınabilecek kapasitede. Böylelikle stadyum başka alanda, başka bir organizasyonda kullanılabilecek veya daha küçük organizasyonlar için parçalara ayrılabilecek.(Bir dönem Tunus’a hediye edebileceği gibi haberler de çıkmıştı) Benzerlerini Türkiye’deki statlarda da gördüğümüz statların yenilenme amacı yıkılmasında son maçta hatıra olarak stadın koltukların direklerin sökülmesi 974 stadında planlı ve sistematik bir şekilde yapılacak. Stat turnuva sonrasında Berman’ın dediği gibi katı olan her şey gibi buharlaşacak, modern bir illüzyonla ortadan yok edilecek.

Bir futbol stadının turnuvalara, organizasyonlara özel olarak inşa ediliyor olması bilinen ve alışıldık bir şey. Bu çoğunlukla eski olan stadyumların yenilenmesi ve ülkenin organizasyona hazırlanması açısından son derece önemli.[1] Stadın daha sonrasında tamamen sökülebilmesi ve başka organizasyonlarda kullanılabilmesi fikri, modern çevreci yaklaşımlarla uyumlu bir argüman ve iddia taşıyor. Bununla birlikte futbol endüstrisinin vardığı noktada ve zaten tartışılan bir kupada bir “temelsizlik” durumunu da içeriyor. 947 Stadyumu, bir nesne olarak ,bir araç olarak kullanılıyor. Mekan ve yapıt duygusunun önüne geçen işlevselliği onu bir legoya çeviriyor, kullanılan ve kaldırılacak olan.

Dün  İsviçre’nin Kamerunlu golcüsü Embolo’nun ayağından bulduğu golle Kamerun’u 1-0 ile geçmesi ilginçti. Brezilya’yı sarı formasıyla sahada görmek dünya kupasında olduğumuz duygusunu pekiştirirken güçlü ve diri Sırp takımı karşısında özellikle ikinci yarı oynadıkları oyun ve istekleri Brezilya’nın bu turnuvada çok ileri gidebileceğine dair sinyaller verdi .Richarlison attığı ikinci gol usta işiydi.

Diğer yandan Uruguay ve Güney Kore turnuvanın çok sık tekrarlayan kısır skoruyla 0-0 berabere kaldı. 974 stadında ise dün akşam Portekiz-Gana maçı oynandı. Ronaldo külüp takımında kadro dışı kalması, takım arkadaşlarının tavırları gibi konuların gölgesinde duygusal anlarla, milli marşı söylerken (zaman zaman dolu gözleriyle)  sahaya çıktığı maçta bir penaltı aldı ve gole çevirerek 5. farklı dünya kupasında da gol atmayı başarmış oldu. Portekiz zaman zaman zorlandığı maçta Gana’yı 3-2 yenerken Ronaldo eski günlerindeki atletik yeteneklerini aratan anlar da yaşadı.

Modern futbol tiranlığı tüm tartışmalar ve haberler içinde, endüstri ve şov yönüyle daha şimdiden ve bu haliyle Ronaldo’yu da parçalarına ayırmaya başladı. Onu kullanılabilir  parçalar olarak yeniden tasarlayabilir, yada araçsallaştırdığı her eylem her edim ve her insan gibi onu da yeni bir hikayenin ve nakit akışı sağlayacak bir düzenin parçası haline getirebilir. Âmâ asla yok sayamaz. O ve futbol adına sahada yaptıkları attıkları goller ortak hafızada var olacak.


[1] Örneğin 2024 ‘te Avrupa futbol şampiyonasına ev sahipliği yapacak Almanların tüm statları yenilenmiş ve bir çoğu 2006’daki Dünya Kupası döneminde.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir