Gazze ve Dışındakiler

Ekran korunmayı içerir. İmajların mutlak iktidarı; tüm hissiyatı ele geçirmiş ve eylemi ( bir kamera nispetinde mekanikleştirerek) bakışa çevirdiği yönüyle görmeyi imkânsız hale getirmiştir. Ekran belirlenmiş bir alan (bir yüzey, bir kare, sınır); olarak oturduğumuz koltuktan kalkıp, ekranın arkasındaki barbarlığı ve gerçeğin şiddetini anlayabileceğimiz, onu aşarak gerçeğe temas edebileceğimiz bir duvar değildir. Aksine ekran görmeyi/eylemi engelleyen, şeffaf bir perde halini almıştır. Göze bela olan; hakikati bağlamından koparan bir zar. Işıktan fakat geçilmez bir zar…

Günümüzde, her yerden (kelimenin tam anlamıyla) fışkıran imgeler, şimşek hızıyla aktarılan, kaydedilen ve daha hızlı bir şekilde unutulan imajlar var. Oysa ekranın,/kadrajın dışındaki hakikat bu çok ekranlı bakma ve izleme halinin ötesindedir. Bakma ve izlemenin; bu çoğaltılmış görüntülerin oluşturduğu paralize olma durumu;  görmeyi anlamayı ve hissetmeyi olanaksızlaştırmaktadır.

Gazze’de bir film izlemiyoruz. Gazze’de yaşanan şeyler ekranda olmuyor. Enformasyonu elinde tutan büyücülerin oluşturduğu gölge oyunu gerçeği görünene çevirerek tesirini azaltıyor. Görüneni olandan ayırıyor. Gazze’de katledilen, soykırıma uğrayan insanlarla ilgili haber bültenleri sayılardan bahsediyor. Bu insanlar sayılardan ibaret değil. Ölen binlerce çocuk, kaybolan yıkılan bombalanan binaların altında kalan binlerce insan… Dünyanın gözü önünde şeytanı bile hayrete düşürebilecek kötülükte (organ kaçakçılığından tutun en acımasız işkencelere ) aşağılık işler var. Medeni olarak pazarlanan iblislerin, öldürdükleri çocukların kanları üzerinde tepinmesi, bisikletlerine binmesi; öldürdükleri insanların bombalanan evlerin yıkıntılarında alay ederek dolaşması gibi birçok imaj dünyanın gözü içine sokuluyor, hiç çekinilmeden… Fakat bu haberlere/imajlara sanki yokmuş, olmamış gibi davranıyor insanlar

Sanki yokmuş gibi yapmanın, olmamış gibi yapmanın altında yatan sebeplerden biri zorunluluğu ortadan kaldırmaktır. Görmek, anlamak ve harekete geçmek zorunluluğunu. Çünkü varlık ve oluş beraberinde bir zorunluluk getirir.

Gazze’de gördüklerimiz gerçek ve hakikat… Kadrajın dışında kalanlar, yani bizim haber bültenlerinde, sosyal medyada bir süreliğine gördüğümüz, (sanki sadece bu olaylar o küçük ekranlar içinde yaşanıyormuş gibi kayıtsız kaldığımız) sonrasında unuttuğumuz o insanlar gerçekler. Ekranda gördüklerimizin çok ötesinde bir acı içindeler. Görmenin ve anlamanın uzağında ekranlara bakarken, küçük konfor alanında sanki hiç olmamış gibi (jamais vu) davranıyoruz. O konfor alanından çıkmak istemiyoruz. Görme anlama ve eyleme geçme zorunluluğunu istemiyoruz. Üzülmek, sorumluluğun getirdiği korkulara sahip olmak istemiyoruz. Ürpermeyen, şeyleşmiş bilinçlere sahibiz. Birey birey ve topluluklar halinde… Gazze’nin içinde olanlar; o mezalim altında hayalleri, hayatları ve her şeyleri  iblisler tarafından barbarca gasbedilirken acılarını tanımıyor, dışarda kalıyoruz.

Her tür acıyı yadsıyan, metaya, veriye indirgenmiş hayatta kalma güdüsüyle, hedonizmle hayatsız bırakılmış bir hayat. Ötekini görmeyen bir hayat. Biyolojik bir sürece indirgenmiş sağlığı kutsal bir tabu haline getiren ve her türlü fedakârlığı/diğerkamlığı yok sayan bir hayat tanımlamasını yaşıyoruz.

İnsanların en temel hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı, hayatlarının çalındığı bu soykırımda anlamından arındırılmış bir hayattır söz konusu olan. Müesses düzen söz de insan sonrasına dair söylemler üretir. Kadim bir zülmün ve zorbalığın, şeytanda açığa çıkan üstünlük zannının açığa vurulmasıdır bu. Artık gizlenmesine bile gerek duyulmaz. Bazı insanlar dünyada daha insan olduklarını zannetmektedir.  Söylediğinin aksine hümanist söylemi sadece kendinden olana uygulayan batılı/emperyal iktidarları, artık post hümanist söylemle insanların gerekliliği üzerine konuşabilmektedirler. Diğer insanların gerekliliğini sorgulayan,  insanı köle ve nesne olarak gören bu safi kötülük, Gazze’nin dışında kalanları (köleleştirilmiş bilinçleri ) Gazze’nin içindeki acıya hissizleştirebilmiştir.  

Palyatif bir rahatlık alanıdır ekran. Bir parmak hareketiyle ortadan yok olur görüntü. Hiç olmamış gibi davranır dışardakiler. Hakikat çoğaltılır ve bağlamından koparılır. Dünya Gazze ve dışındakiler olarak ayrılır. Gazze’deki insanlar acılarına bir yer bulmaya çalışırken yalnızdırlar, Gazze’nin dışındakiler Gazze’ye bakarlar, ama görmekten anlamaktan, bu acıyı dindirmek için eyleme geçmekten uzaktırlar.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir