Bazı sözler sadece söylenmek için söylenir.Bir muhatabı yoktur, sadece nefesle canlanır ;havada asılı kalır…Bir dinleyeni ya da duyanı yoktur.
Bazı sözler ise nefes bulmaz. Zihinde, sonsuz bir sarmalın içinde tekrar eden, geçmiş ve geleceğin tekilleştiği bir öz zaman içinde yani “an” da var olur. Tıpkı günbatımının denize vuran parıltıları, karanlıkta yanıp sönen ateş böcekleri veya karanlık bir odada içeri sızan ışıkta oynaşan toz zerreleri gibi varlıkları görünüp kaybolur ,bir oluş içindedir bu sözler. Bazı sözler bir nefes bulmaz , kimse duymaz o sözleri yazıya dönerler.
Bu okuduğunuz sözlerde işte böyle sözlerdir.Bunların da muhatabı yoktur.Surları geride bırakarak havalanacak karartılmış bir gece uçağında, tetiğine ansızın asınılmış bir tabancanın kurşunları gibi ya da bir aydır sürekli oynayan bir kırkikindi yağmurunun boşalmasındaki gibi aniden söylenilmesi , bağrılması istendi bu sözlerin. Gel gör ki kalem tutmayı unutan yorgun parmaklarla bir küçük ekrana dökülevirdiler.

Yeni yeni boğmaya başlayan sıcak ve sarı uğultuya ; bir Napoli ilçesine, dökülüp kavrulmuş dut tanelerine, özetle geçmişe ve geleceğe dair onca duygu ve düşüncenin içinde şairin ölüme bulanmış bulduğunu söylediği sesi çağrıştıran, buna tezat içinde hayat barındıran bir sessizliğin içinden türeyen sözlerdi bunlar.
Tüm çağrışımların , tüm duygu ve düşüncenin içinde, o kasırgada savrulan ve herşey bittikten sonra geriye kalan ; kırlangıç yuvalarının ve hac günlerinin imgelendiği zamana dair ,kurbana dair sözlerdi bunlar.
Hangi İsmail, hangi vazgeçiş…İnsan put kıran öfkesinde…İnsan güneşe, aya ve yıldızlara dair akıl yürütürken ve öğretirken akıl yürütmeyi…İnsan bir rüyanın içinde vazgeçerken ve diğeri bir rüya için vazgeçerken,teslim olurken…
Kader mikdar aynı kökenden. Ölçü ile ilişkili. Bir seyi istemek ve o şeyden vazgeçebilmek. Ne ölçüde istemek ve ne ölçüde vazgeçmek/gecebilmek. Zehir ve doz…Sevdiği ve istediği bir şeyden vazgeçebilmek, her şeyden vazgeçebilmek demek…
Kader aynı insan için mümkün ihtimaller içinde aynı tercihler demek iken,vazgeçmek bir çeşit ölüm olarak aynı insanı değiştiren ve ölçen bir şey olur…Eski ölüden yeni diriye söylediği, söylemediği ve verdiği sözler kalır..
Kurban vaz/geçmeyi hatırlatır.