Dünya Kupası, Kahinler, Tahminler…

İnsan geçmiş ve gelecekten gelen kaygı ve beklentileri içinde şimdiki zamanı çoğunlukla ıskalıyor. Düşüncelerimizin, sözlerimizin çoğu esasında bugüne ait değildir, önemli bir kısmı geçmişe dair ve büyük çoğunluğu gelecek ile ilgilidir. Bu aynı zamanda şu anlama gelmektedir, hemen hiç bir zaman şimdiki zamanı düşünmeyiz eğer düşünürsek bu daima gelecek ile ilgili, geleceğe hazırlanmamızı sağlayacak edimler kazanmak ile ilgili olur. Geçmiş ve şimdiki zaman araç olur gelecek ise amacımızı oluşturmaktadır. Bu nedenle hiçbir zaman gerçek bir yaşanmışlık söz konusu edilemez, bir yaşanmışlık umudu taşırız ve kendimizi bu umuda ve mutluluğa alıştırdığımızda kaçınılmaz olarak hiç mutlu olamayız[1]

Futbol çok az benzer şeyin yapabildiği bir şeyi yapar. Zamanı öznelleştirir. Doksan dakika ve uzatmalarda yaşananalar, insanı kendi varoluşuyla ilgili kendi zamanıyla ilgili yüzleşmelerinden uzaklaştırarak onu zamansız bir alana genişleyen ve kapsayan bir şimdiki zamana ulaştırır. Futbol da (Leonardo Da Vinci’ye göre resmin olduğu gibi ) cosa mentale’dir.(Zihin işi). İmgelemde ölçülüp biçilir, değerlendirilir. Futbolun büyüleyiciliği zihnimizde yarattığı zafer ve tümgüçlülük düşlemlerinden kaynaklanır.[2] Bu düşlem ve duygular temelde yine anda biçimlenen sevinçlerimizle alakalıdır. Futbol doğası gereği epiktir ve bu epik anlatıya olanak sağlayan anların peşindedir birçok futbolsever.

Dünya kupaları dört yılda bir gerçekleşen ve bu epik anlatıların en çok yaşandığı (bunun için tasarlanmış gibi) futbol şölenleridir. Her ne kadar birçok kişi oynanan futbolun kalitesi, mücadelenin düzeyi gibi sebeplerle şampiyonlar ligini tercih edebilse de benim gibi düşünen birçok kişi için dünya kupası aslında futbola dair bir hafızanın ve imgelerin oluştuğu en önemli organizasyondur. Bu birçok açıdan tartışılabilir fakat futbol “cosa mentale” olduğundan  daha fazla duygularımıza hitap eden bir yön barındırır. Bu yüzden güçlü bir alışkanlık duygusu oluştururken alışkanlık duygusunu değiştirecek şeyleri de sevimsiz kılar. Bu dünya kupası daha sonra üzerine değineceğimiz çok sayıda farklılık ve tuhaflığı barındırırken, en çokta kış ortasında gerçekleşmesiyle zamana dair alışkanlığa muhalefeti yüzünden sevimsiz bir yön barındırıyor.

Futbolun içimizdeki sevinçlerle ve anlık duygularla bağlantılı şimdiki zamanla ilişkisine rağmen, her dünya kupasında olduğu gibi düşüncelerimizi şimdiye bağlayamıyoruz. Yakın bir gelecek ile ilgili de olsa turnuvanın sonu ile ilgili düşünceler ve tahminler ortaya çıkıyor. Spor müsabakaları ile ilgili tahminlerin ve sonuçları kestirebilmenin bir yarar sağladığı, sektör olduğu işler  (tahmin/şans oyunları gibi )  bir yana , esasında bu tahminler bir açıdan hikayenin sonunun merak edilmesiyle alakalıdır. Nihayetinde futbol duygularımızı ve düşüncelerimizin çok önemli bir kısmını genişleyen bir şimdiki zan içinde tutabilse de düşüncelerin doğası gereği bir uzantısı gelecekte ne olacağı ile ilgili bir yöne kayarak turnuvayı kimin kazanacağını düşünmeye yönelir. Sonuçta kupanın ve hikayenin bir kazananı olacaktır.

Sonuçların tahmin edilmesi ile ilgili olarak öncelikle sezgisel yönüyle ve subrasyonel bir alan içinde hayvanların kehanetleri ön plana çıktı. Bu anlamda özellikle (muhtemelen daha önceki dönemlerde de vardır) yakın dönemde akla ilk gelen kahin hayvan  2008  yılındaki turnuvada Almanya’nın altı maçından dördünü tahmin eden 2010’da tüm maçları doğru bilen Ahtapot Paul olmuştu.[3] Sonrasında Kobay Bayan Şiva, Deve Wasaki ve daha ünlü olan  Fil Nelly  gibi örnekleri gördük. Panda’dan Kanguru’ya ; Kirpi Tamarin Maymunu Papağan Horoz gibi başarısız kahinlik denemeleri de oldu, nihayetinde benim aklımda kalan son dünya kupasında tahminleriyle ön palana çıkan Kedi Achilles’ti.

Bu tahminler doğal olarak  ( esasında hiçbir akli gerekçe göstermese de ) öteye ait bir bilinmezin, geleceğe dair belirsizliğin bilinebilmesi, perdenin arkasındaki geleceğin görülmesi dürtüsüyle insanların ilgisini çekiyor. Bir de (belki de çağa daha uygun olan) yapay zekâ ve oyun motorlarının (doğal olarak yapay gerçeklik ve yapay zeka yönleriyle) tahminleri de gündeme geliyor. Daha önce 3 turnuvayı doğru tahmin eden FİFA 2023 oyun simülasyonun da kazanan Arjantin olmuş. Finaldeki rakibi ise Brezilya.

Diğer yandan bir diğer benzetim (BCA Resarch) turnuvanın finalinde son yirmi yıla damgasını vuran iki oyuncuyu karşı karşıya getirecek bir tahminde bulundu. Buna göre final Arjantin-Portekiz arasında oynanacak.

Sonuç olarak futbol maçlarının öngörülemez yönü ve ortaya çıkardığı hikayeler, onu uzayan bir şimdiki zaman içinde anlaşılabilir kılırken; insan düşüncesinde yer alan durdurulamaz gelecek beklentisi en sonunda kupanın ve hikayenin kazananı merak ettiriyor. Yazının sonunda birçok futbolseverin yaptığı gibi bizde kendi tahminimizi yapalım.[4]


Notlar

[1] “Şu Bizim  Kırılganlığımız” / Eugenio Borgna

[2] “Zidane’in Melankolisi”   /   Jean-Philippe Toussaint

[3] Ahtapot Paul 2012 de akvaryumda ölürken ona öykünen bir başka ahtapot Rabiot bir Japoın yemeği Sashimi’ye dönüştü.

[4] E grubunda ikinci olmak daha avantajlı gözüküyor.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir