İbrahim Anlaşmamıştı

İbrahim Anlaşmadı, en başında – hani şu Sabiîlerin olduğu, güneşten, yıldızlardan, gezegenlerden medet umanların dönemi var ya – Şimdilerde Satürn’den, Sirius’tan ve envai çeşit kozmik varlıktan medet umanları hatırlatan o eski zamanlarda…

İbrahim, aydınlanmanın ilk kıvılcımlarını taşıyan sorularıyla yola çıktı.

“Benim Rabbim ay olamaz, güneş olamaz, yıldız olamaz.” (1)

İbrahim onların inançlarıyla anlaşmadı.
Geleneğin tüccarlarıyla anlaşmadı.
Ailesi bile olsa puta tapanlarla anlaşmadı.
İlahi olanı fiziksel olana, ikonaya indirgemeye çalışanlarla uzlaşmadı.
Doğayı ilahlaştıran pagan eğlenceleriyle uyuşmadı.
Putlarla uzlaşmadı.
Hepsini kırdı.
Baltasını en büyük putun boynuna astığında, onların zavallı akıllarıyla da uzlaşmadı.
Çünkü İbrahim, onların kendilerine ihanet eden akıllarına bir cevap hazırlamıştı.

İbrahim hiçbir zalimle anlaşmadı.
Nemrut’la da anlaşmadı.

“Bana Rabbim yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim ve O, yüce arşın Rabbidir.” (Tevbe,129)

Tanıdık geliyor değil mi bu söz?
Dünyanın bütün şeytanlarının ateşi altındayken bile bunu söyleyenleri gördük değil mi?

Rivayet edilir ki Hazreti İbrahim de Onu ateşe attıklarında, onu kurtarmak isteyen büyük melek varken bu duayı söyledi
Ve ateşe denildi ki:

“Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol.” (Enbiya, 69)

İbrahim bir rüya gördü.
Rüyasına sadakat gösterdi.
Şeytanla da anlaşmadı.
Ve İsmail ona bağışlandı.
Allah ona rüyasını bağışladı.

İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hristiyan.
O bir Hanif’ti.
Allah’a yönelmiş bir Müslümandı.

“İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hristiyan. Fakat o Hanif (Allah’ı birleyen) bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi.” (Âl-i İmrân, 67)

Küfrün karşısındaydı.
Allah’a ortak koşmanın karşısındaydı.
Buna taraftar olanın karşısındaydı.
Bunu yanında taşıyanın karşısındaydı.

Bugün yeryüzünün lanetlileri ortaya çıktı.
Bozguncular ve yıkıcıları; “İbrahim Kalkanı” dediler.
İbrahim Anlaşmalarından bahsettiler.
Bir yandan binlerce masumun kanıyla şeytan ayinlerine benzeyen soykırımlar yaptılar.
Diğer yandan barış dediler.

Tel Aviv'de dikkat çeken afiş! 'Yeni Orta doğu' planı tıkır tıkır işliyor

Oysa bunlar İbrahim’e düşman.
Samirîler, kıyametçi ezoterik sapkınlar, şeytanla anlaşanlar, kendilerine ilahlar edinip eskatolojik hikayelerle dünyanın insanlığın sonunu getirmeye çalışanlar…
Bu kadim coğrafyada BOP projelerini şimdi daha karanlık bir boyuta taşıyorlar.

Ama İbrahim Hanif’tir.
Ve anlaşmamıştır.
Put kırandır.
Zincir kırandır.
Baltasındaki cesaret kalıcıdır.
Kesmeyen bıçağındaki teslimiyet kalıcıdır.
Attığı taşlardaki kararlılık kalıcıdır.

Bir nesil gerekir , bu cesarete teslimiyete ve kararlılığa sahip bir nesil.. Bu nesil uyuşuk cedlerinin ,konfor hapishanesinde çürüyen elitlerinin/asillerinin basiretsiz ve kifayetsiz yönetimlerinin/ klanların aşiretlerin ötesine geçebilmeli ve geniş coğrafyanın kadim şehirlerinde İbrahimi olmayı Muslim olmayı yeniden inşa edebilmelidir.

Bu İbrahim’in kabeyi yeniden inşa ederken ki  duasıdır.(2) İbrahim anlaşmamıştır.

Notlar : 

(1) “Gece üstünü kapladığında bir yıldız gördü. Dedi ki: ‘İşte bu benim Rabbim!’ Yıldız batınca dedi ki: ‘Ben batanları sevmem.'” (En’am, 76)
“Sonra ayı doğarken gördü. Dedi ki: ‘İşte bu benim Rabbim!’ Ay da batınca dedi ki: ‘Eğer Rabbim bana doğru yolu göstermezse, elbette sapıklardan olurum.'” (En’am, 77)
“Sonra güneşi doğarken gördü. Dedi ki: ‘İşte bu benim Rabbim! Bu daha büyük.’ Güneş batınca dedi ki: ‘Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.'” (En’am, 78)
“Ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana çevirdim, Hanif olarak. Ve ben müşriklerden değilim.” (En’am, 79)

(2) “Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur. Şüphesiz ki Sen işitensin, bilensin.” (Bakara, 127)

“Rabbimiz! Bizi Sana teslim olanlardan kıl. Soyumuzdan da Sana teslim olacak bir ümmet çıkar. Bize ibadet yerlerimizi göster. Tevbemizi kabul et. Şüphesiz ki Sen tevbeleri çok kabul edensin, çok merhametlisin.” (Bakara, 128)

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir